– ZÜMRÜT GÖZLÜ SÜREYYA-

PRENSES SUREYYA VE MAHZUN BIR HAYAT

 Prenses Sureyya ,gencligimizin asil ve ornek prensesi,yillar sonra Ersin Faikzade nin kaleminde yeniden yasiyor.

PRENSES SUREYYA-Mahsun Bir Prenses Mahsun Bir Hayat

Bir zamanlar Tahran’da guzeller guzeli bir Imparatorice yasardi adi Sureyya….

Sah Pehlevi, kizkardesi Prenses Sems; ve Sureyya’nin halasi araciligiyla eline ulastirilan
fotograftaki genc kizin zumrut yesili gozlerine ilk bakista vurulmustu. Hemen Sureyya’yi
Gulistan Sarayi’na davet etti. Resimlerini sinema afislerinde gorme hayaliyle yanip tutusan
guzeller guzeli Sureyya ise oyunculuk yerine saraya davet edilmenin hayalini yasiyordu.
Sureyya “Mahsun Prenses” olarak anilacagi uzun yol bir yola girmisti artik. Tahran yolculugu
oncesi Paris’te birkac guzel elbise diktirmisti. O heyecanli donemde icini rahatlatan soz
ise babasindan geldi: Kizim Sah’i begenmezsen ille de evlenmek zorunda degilsin…

Zumrut gozlu Sureyya, Gulistan Sarayi’nin onune geldiginde sarayda muthis bir
telas yasaniyordu.
Guzeller guzeli Sureyya Sarayin kapilarinin acilmasiyla iceri girdi ve iste o an Sahlarin Sahi Muhammed
Riza Pehlevi iceri girdi ve goz goze geldiler.Adeta bir yildirim carpmisti.
Yillar sonra kaleme aldigi ‘Hayatim’ adli kitabinda Sureyya
o ani iste soyle anlatiyordu: Karsilastigim adam tahmin ettigimden cok daha ilgincti
ve yakisikliydi.
Gorur gormez asik oldum…


Iki gun icinde Sureyya ile Sah’in nisani resmi olarak ilan edildi.
Ve unutulmayacak o meshur  dillere destan dugunun hazirliklari basladi.
Dugune cok az bir zaman kala once tifoya yakalandi,
Narin vucudu, Christian Dior’un yaptigi muhtesem gelinligi
tasiyamayacak durumdaydi. 12 subat 1951’de yataktan kalkali henuz 3 gun olmusken,
Sureyya, tul uzerine gumus kilap islemeli, uzerinde 600 parca elmas bulunan,
20 kilo agirligindaki muhtesem gelinligi giydi.

Butun hazirliklari tamamlanan Sureyya nedimeleri esliginde halasinin koskunden kapiya dogru ilerledi
muhtesem bir arabaya bindi.Onunde ve arkasinda mizrakli suvariler ona eslik ediyor halkin yogun sevgisi
icinden gecip agir agir saraya dogru ilerliyordu.Sanki tum Tahran sokaklardaydi.

Dile kolay, zumrut yesili gozleriyle binbir gece
masallarindaki prensesleri andiran Prenses Sureyya saraya geliyordu…
Kisa suren yolculuktan sonra Sureyya nihayet Mermer Sarayi’nin
onundeydi. 6 nedime Sureyya’ya eslik ediyordu.Sarayin onde gelenleri merdivenlere dizilmislerdi.
Yukarida ise Sah Muhammed,annesi Tac-i Mulk vede Kraliyet Prensesleri duruyordu.Arka tarafta
Prenses Sureyya’nin ailesi yer almisti.Agir adimlarla merdivenleri ciktiktan sonra Sah’in koluna girdi.
Salon bastan basa ciceklerle donatilmisti. Tam iki yuz orkide, iki yuz dal kiraz
cicegi, bin tane kirmizi karanfil, bin iki yuz tane de leylak salkimi Aynali Salonun etrafinda birer
cennet bahcesi gorunumu veriyordu.
Televizyonlar toreninin her anini dakika dakika cekiyordu…

Evlilik hayatinda agiz tadi dilemek amaciyla
Sah, Sureyya’ya icii lokum dolu billur bir kase vermisti. Valide Sultan da uzerlerinden
seker serpiyordu. Ama onun evliligi hic de beklenildigi gibi agiz tadiyla surmedi.
Nikah Tahran’in en sevilen imami Imam Cuma tarafindan kiyildi. Sah ile evlenip evlenmeyecegi
soruldugunda Sureyya’nin yaniti bicak gibi keskindi: “Evet!”

 -MUTSUZLUKLAR ZINCIRI VE UZGUN PRENSES-

Sureyya icin yeni bir yasam baslamisti.Tum Kraliceler gibi o da toplumsal sorunlarla ilgileniyor,
sergilerin acilislarinda bulunuyor,okullari denetliyordu.Guzelligi ve kibarligi sayesinde tum ulke
ona hayran kaliyordu.Sah gittikce esine daha cok baglaniyordu.Resmi ziyaretlere katilan Sureyya,
Londra’dan Madrid’e kadar her yerde Sah’a eslik ediyordu.Ata binmek,kayak yapmak,
maclara gitmek,ormanda yuruyus yapmak en buyuk zevkleriydi.Sah,Sureyya’yi mutlu
etmek icin elinden geleni yapiyordu.Mucevherler,Kurkler,villalar,Nev York’a,Hollywood’a ozel geziler…

Fakat gunler su gibi geciyor ve bu ruya gibi yasantiyi tamamlayacak olan veliaht bir turlu
gelmiyordu.Bu onemli sorun akillari kurcalamaya baslamisti.Bir oglu olmadigi takdirde Sah’in
yerine kim gececekti?
1954’un 26 Ekim gunune kadar bu sorunun cevabi vardi.Sah’in kardesi Ali Riza.
Ama mutsuzluklar zincirinin ilk halkasini olusturan 26 Ekim gunu meydana gelen bir ucak kazasinda
Ali Riza hayatini kaybetti.Artik Sureyya doktorlara tasinmaya baslamisti,Her gittigi doktor
ayni cevabi veriyordu “Bir Cocuk Olma Umudu Yok”.Sah devlet ve karisi arasinda kalmisti.Sureyya
gittikce hircinlasiyordu ve esiyle arasi aciliyordu.1958 yilinin Subat ayinda olaylar hizlandi.Bir gece
sarisin ve genc bir kadinin Sah’a gosterildigi sirada Sureyya iceri girdi.Adeta yikilmisti.Hemen odasina
donup esyalarini toplamaya baslamisti.Sah’la gorusmeyi reddetmisti.Ertesi gun huzunlu bir sekilde
yalniz basina Saint-Moritz’e gitti.Sah’tan devletin menfaati icin boyle birseye boyun egmekten uzgun
oldugunu belirten bir mektup aldi.14 Mart gunu resmen bosandiklari dunyaya duyruldu.
Artik Hersey Bitmisti….

      Sureyya’nin “Prenses”unvani alacagi ve Sah’in kizkardesleri ile ayni haklara sahip olacagi,diplomatik
bir pasaportu ve belirli bir geliri olacagi bildirilmisti.Sah tum Iran’a huzunlu bir yaziyla cok sevdigi
esinden ayrilmak zorunda kaldigini acikladi.Sureyya’nin isil isil gozlerindeki pirilti solmustu kendisine
bundan boyle “uzgun Prenses” denilecekti.
Şahtan ayrıldıktan sonra dünya medyasının en gözde ismi oldu, sayısız aşklar yaşadı dünya şöhretleri ile, hep kaybettiği aşkını aradı onlarda ama bulamadı. 1965 ‘de sinema filmi çekti , yönetmen Franco Indovino’ya aşk yaşamaya başladı , evlenme kararı aldığı vakit uçak kazasında sevgilisini kaybetti.

1979 yılında gerçekleşen İran İslam Devrimi ve yaşanılanlarıda bu kitapta okuyacaksınız.

Ersin Faikzade Fransa, İspanya ve Almanya’ya gidip bizzat bu sıradışı yaşam öyküsünün izlerini takip etmiş ve büyük bir arşivler oluşturmuştur.

“Aşktan Ölmek ” Prenses Süreyya biyografik romanınında ayrıntılı bir şekilde hayatını ve vefatından sonra yaşanılan olayları okuyacaksınız.